Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6343 E. 2009/8855 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6343
KARAR NO : 2009/8855
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Adana Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın trafik kazasında müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kusura isabet eden 3.830,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.6.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 7.550,00.TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalılar … ve …, davanın reddini istemişler, davalı … vekili de, davanın reddini istemiş, ıslah edilen kısım yönünden de zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, “dava ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımına uğramış olduğundan”, davanın kısmen kabulü ile 3.830,00.TL.nın davalılar Önder ve Mesut yönünden 16.10.2006 ödeme tarihinden, davalı … yönünden ise 12.6.2007 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili,fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 3.830,00.TL.nın tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacı zararının 7.550,00.TL olduğu belirtilmiş,davacı vekili 20.6.2008 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 7.550,00.TL.nın davalılardan tahsilini istemiş,ıslah dilekçesi davalılar …’e usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden,Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve görevli mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 85. maddesine göre ıslah, iki tarafın da hazır olduğu oturumda sözlü olarak yapılabilir. Aynı madde uyarınca, ıslah duruşma dışında yapılmak istenirse veya karşı taraf ıslahın yapıldığı oturumda hazır değilse,ıslah mahkemeye verilecek iki nüsha dilekçe ile olur ve bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Dava konusu olayda davacı vekili, 20.6.2008 tarihli dilekçe ile talebini ıslah etmiştir. Bu dilekçenin davalılar …’e de usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve davalıların ıslaha karşı diyeceklerinin beklenilmesi gerekirken, HUMK.nun 85. maddesinde belirtilen usule uyulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre; davalı taraf aracı ticari araç olup, hükmedilen tazminata talep gibi avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde yasal faize karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.