YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6425
KARAR NO : 2009/9200
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespite ilişkin davada Adana 2. Tüketici ve Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, davacıdan satın alınan malların davalı …’nun kredi kartıyla alınmadığı iddiası üzerine diğer davalı ….,’ye yapılan itiraz üzerine davalı bankanın davacının hesabına bloke koyması ve ödemelerin davacı şirket hesabından kesileceğine karar vermesi üzerine, davacı hesabına konulan blokenin kaldırılması ve borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalı … Hakkında açılan dava ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasa kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Somut olayda, uyuşmazlığın temeli davacı işyerinden yapılan alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davalı bu alışverişlerin bir kısmının kredi kartıyla usulsüz olarak gerçekleştirildiği iddiası ile diğer davalı bankaya başvurmuştur. Anlaşmazlığın üye işyeri ile tüketici olan kredi kartı kullanıcısı arasındaki mal alım satımından kaynaklanmasına göre 4077 Sayılı Tüketici Kanunu kapsamına giren davanın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Adana 2. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.