Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6458 E. 2009/9063 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6458
KARAR NO : 2009/9063
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki ve sürücüsü, müvekkilinin de zorunlu trafik sigortacısı bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, yaralanan dava dışı …’a tedavi gideri ve yol masrafı olarak toplam 10.713.60 YTL ödemede bulunulduğunu, davalının poliçe şartlarına aykırı davrandığını ileri sürerek, anılan meblağın 20.11.2002 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayın sigorta teminatı kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin, kazada yaralanan …’ın tüm tedavi giderlerini ve yol masraflarını karşıladığını, talebin mükerrer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Yargıtay 11.H.D.’nin 18.06.2007 tarih, 2006/6672 Esas ve 2007/9307 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kazada yaralanan dava dışı …’ın tüm tedavi ve araç giderlerini davalının karşıladığı, davalı tarafından yapılan ödemeler ile davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin aynı faturalara ilişkin olduğu ve davalıdan ikinci kez tahsilat istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay 11.H.D.’nin 18.06.2007 tarih, 2006/6672 Esas ve 2007/9307 Karar sayılı bozma ilamımın (2) nolu bendinde; “Ayrıca davalı vekilince, davacının ödemede bulunduğu dava dışı hak sahibinin tüm zararının müvekkilince karşılandığı, verilen kararla aynı meblağın iki kez tahsil edilmiş olacağı savunulmuş ve anılan hak sahibi adına düzenlenen faturalardan bir kısmının müvekkilince ödendiğini bildiren ve fatura düzenleyen kişi ve kurumlardan alınmış belgeler sunulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, anılan ödeme belgelerinin iş bu davaya etkisi değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” denilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece, bozma sonrasında alınan 21.07.2008 tarihli bilirkişi raporunda, taraflarca yapılan ödemelere ilişkin fatura ve belgelerin karşılaştırılması sonucu aynı oldukları kanaati bildirilmiştir. Ancak, 31.08.2001 ve 15.11.2001 tarihli fatura bedellerinin kim tarafından ödendiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi, 17.10.2001 tarihli fatura bedelinin de davalı tarafından kısmen ödendiği, davalının sunduğu el yazılı ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olup, hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, 17.10.2001 tarihli 5.350.00 YTL, 31.08.2001 tarihli 50.000 YTL, 15.11.2001 tarihli 100.00 YTL’lık fatura bedellerinin kim tarafından ödendiği hususu faturayı düzenleyen kurumlardan ayrıntılı olarak sorulup ödeme belgeleri getirtilmeli, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.