Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6557 E. 2009/8458 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6557
KARAR NO : 2009/8458
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı ile davalı … vekillerince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 8.12.2009 Salı günü davacı … vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat …geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek kararın bağlanması başka güne bırakılmış olup, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu … hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçluya babasından miras yoluyla intikal eden Samsun, Atakum, 408 Ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın, 3/8 hissesine 28.7.2000 tarihinde haciz koyduklarını ve izale-i şuyu davası açtıklarını, borçlunun miras hissesinin satışına ilişkin kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 13.10.2003 tarihli ilamıyla bozulduğunu bu arada haczin 18.12.2003 tarihinde borçlu tarafından kaldırılarak hissenin 20.2.2004 tarihinde amcasının oğlu davalı …’e satıldığını, satışın bedelsiz ve alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacını taşıdığını HUMK’nun 186.maddesi gereğince davayı yeni kayıt maliki …’e yönelttiklerini belirterek, Samsun, Atakum, 408 Ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın … adına kayıtlı 3/8 hissesinin iptali ile borçlu … adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazın icra yoluyla satışını önlemek amacıyla tüm mirasçılar olarak bedelsiz amcasının oğlu olan davalı …’a devrettiklerini taşınmazda kiracı olarak oturduklarını, icra işlemlerinden, sonra taşınmazın kendilerine iadesi gerektiği halde geri verilmediğini, …adına olan tapu kaydının iptali ile mirasçılar olarak annesi, kardeşi ve kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, İİK 277 ve HUMK’nun 186.maddesinde belirtilen dava şartlarının bulunmadığını dava konusu taşınmazın borçlu ve diğer mirasçılar tarafından müvekkiline 21.12.2001 tarihinde satıldığını, borçlu dışındaki mirasçılar … ve …’in hisselerini tapuda devretmelerine karşılık, borçlunun hissesindeki tedbir nedeniyle devri gerçekleştiremediğini, davacı tarafından açılan izale-i şuyu davası müracaata kaldığından ve tedbir kararı hükümsüz olduğundan borçlu tarafından miras hissesinin 19.12.2003 tarihinde dava dışı…’e satıldığını, Selçuk’tan da 20.2.2004 tarihinde müvekkilinin satın aldığını, borçlu ve ailesinin taşınmazdan tahliye kararı gereğince çıkarıldığını, borçlunun kabul beyanının yerinde olmadığını müvekkili tarafından da ortaklığın giderilmesi davası açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı borçlunun dava konusu taşınmazı mal kaçırmak amacıyla diğer davalıya sattığı İİK 277 ve devamı maddelerindeki hükümler dikkate alınarak tasarrufun iptaline karar vermek gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, vaki tasarrufun davacının alacağının temini amacıyla iptaline (geçersizliğine) bu haliyle davalılar arasındaki tapu devir işleminin geçersiz sayılacak kaydın düzeltilmesine yer olmadan davacının alacağının tahsil edilebilmesi için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteme yetkisinin davacıya tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 282.maddesi gereğince iptal davası, borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına veya kötüniyetli kişilere karşı açılabilir. Bu kişiler arasında, yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, alacaklı davasını bu kişilere yöneltmek zorundadır. Zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olan hallerde, dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen kişinin ayrıca dava edilmesine gerek yoktur; dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir açıklamalı davetiye tebliğ edilmek suretiyle davaya katılması sağlanmalıdır.
Somut olayda dava konusu taşınmaz davalı borçlu tarafından 19.12.2003 tarihinde dava dışı…’e, onun tarafından da 20.2.2004 tarihinde davalı …’e satılmıştır. Davalı borçlu ile… arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda…’in davaya katılması sağlanarak bildireceği delillerin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan oluşturulan hüküm isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 625.00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, 625.00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara geri verilmesine 15.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.