Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6568 E. 2009/6760 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6568
KARAR NO : 2009/6760
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ : Fatih Asliye 3. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirket aleyhine vergi borçlarından dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazlarını diğer davalı ve şirketin eski ortağı olan …’ye satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına ve davalı …’nün de şirketin eski ortağı olduğu, şirketin borçlarını bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6183 S.K’nın 30. maddesinde, borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun vurgulanmasına, davalı …’nün de borçlunun eski ortağı olması ve davalı şirketin tarh dosyasında sunulu kira sözleşmesinde, taşınmazlarını 01/03/2004 tarihinden itibaren davalı şirkete kiraya vermiş bulunmasına, bu ilişkiler gözetildiğinde borçlunun maksadına bilmesi gereken kişilerden olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 6183 sayılı Kanunun 24 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 09/02/2006 tarihli dilekçesine göre davanın dayanağı olan takipteki vergi borcunun 2004 yılına ait olduğu belirlenmiş bulunmaktadır. Mahkemece, Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğünün 02/02/2006 tarihli yazısında bildirilen 23.013,12 YTL alacak ve ferileri için karar verilmiştir. Ancak iptale karar verilirken davacı alacağının tasarruf tarihindeki, asıl ve ferileri ile birlikte ulaştığı miktar bulunup bu miktar ile sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken 2004 yılının tamamı nazara alınarak yapılan hesap sonucu bildirilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Tasarrufun iptali davalarındaki amaç alacakların, alacağını tahsil edebilmesi için takip hukukunda haczin önünü açmaktır. Bu yönüyle bu tip davalar ayrı dava değil şahşi hak doğuran davalardır. Bu nedenle hüküm kurulurken “davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tasarruf işleminin iptaline” biçiminde karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında hem tasarrufların hem de tapuların iptaline karar verilmesi suretiyle davanın amacına aykırı ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, (2)ve (3) numaralı bentlerde açıklanan yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.