YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6616
KARAR NO : 2010/1895
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/21788 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca,Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün 2008/358 Talimat sayılı dosyasında yapılan,25.02.2009 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu,borçlu ile ilgisinin bulunmadığını,takip borçlusunun üçüncü kişini eşi olduğunu ve telefonla çağrıldığı için haciz mahalline geldiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve satışla dava bedele dönüşeceğinden mahcuzların kıymet takdirinin de yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ile borçlu arasında evlilik bağının bulunduğun, mahcuzların alacaklı tarafından takip borçlusuna satılan halılar olduğunu,hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu, üçüncü kişinin karinenin aksini ispatlamaya elverişli delilleri sunamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; “haczin borçlunun huzurunda yapıldığı, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiği, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu,dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri sunamadığı,borçlunun eşi olan üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunulduğu ”gerekçesi ile davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm,davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri takibe konu alacak miktarı ile mahcuzların değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir.
Somut olayda takibe konu alacak, mahcuzların değerinden azdır ve davacı tarafça mahcuzların değerinin hacizde belirlenenden daha az olduğu iddia edilmemektedir.Bu koşullarda mahkemece dava değerinin belirlenmesi için yeniden inceleme yapılmasını gerektiren bir durum da bulunmamaktadır.
Öte yandan mahcuzlarla ilgili alınan satış kararından sonra kıymet takdirine yönelik şikayetlerde izlenecek yol da İİK’nun 128/a maddesindeki özel düzenleme ile gösterilmiş olup, istihkak prosedürü içinde ele alınıp çözümlenemez.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle haczin takibe dayanak bonoda borçlu adresi olarak gösterilen yerde yapılmasına, borçlu adına çıkartılan menkul satış ilanı tebligatının bu adreste davacı tarafından alınmasına, karı koca ilişkisi içinde bulunan davacı ve borçlunun aynı alanda birlikte ticari faaliyette bulundukları halde, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapılmasına göre, davacı (üçüncü kişi) … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişi’den alınmasına 4.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.