Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6631 E. 2009/5837 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6631
KARAR NO : 2009/5837
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

MAHKEMESİ :İzmir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalı tarafça hasar dosyası açıldığını, ancak müvekkiline eksik sigorta tazminatı ödendiğini açıklayarak, bakiye 9.770,00.TL. Sigorta tazminatının 18.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı sigortanın adresi itibariyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın yetkili Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
HUMK’nun 9.maddesinde “her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şukadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır” deNilmektedir. Aynı yasanın 21.maddesinde ise; “haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan Kasko Sigortası Genel Şartlarının C-8.maddesinde “Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle sigortacı aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, sigorta şirketi merkezinin veya sigorta sözleşmesine aracılık yapan acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde sigortacı tarafından açılacak davalarda ise, davalının ikametgahının bulunduğu yerde ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemedir” ifadesine yer verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olayda, dava rizikonun meydana geldiği ve poliçeyi düzenleyen acentanın ikametgahının bulunduğu yer olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmış olup, davacı taraf seçimlik hakkını doğru kullanmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin sadece HUMK’nun 9.maddesine dayalı yetki itirazı isabetli değildir.
Bu durumda, mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi,taraf delileri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,yasa ve sözleşme hükümleriyle getirilen alternatif yetki kuralları ve bunların özelliği gözden kaçırılarak yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.