Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6753 E. 2009/8200 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6753
KARAR NO : 2009/8200
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıdan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’e sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, davada Kırkağaç mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece harcın tamamlatılmış olmasına ve ihtiyati tedbir için alınacak teminat miktarının mahkemenin takdirinde olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalı …’in yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİY’nun 277. ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları genel yetki kurallarına göre HUMK.nun 9.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. Davalılar birden fazla ise dava davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bu durumda davacı, davalılar ile aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim
yeri mahkemesinde davasını açabilir. Yine alacaklı ile borçlu arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede yetkili gösterilen yer mahkemesi de HUMK 22. maddesine göre yetkilidir. Öte yandan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan borçlu davalı tarafında yapılan yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Ayrıca bu davalarda HUMK.nun 13. maddesinin uygulama olanağı da yoktur. Somut olayda, alacaklı davacı ile borçlu davalı … arasında yapılan ‘Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi’ ile Mersin Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu durumda davacı davasını yetkili mahkemede açmış olduğunda mahkemece davanın esasına girilmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcından mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.