YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6811
KARAR NO : 2009/7765
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalı şirkete ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını ve aracın pertinin uygun görüldüğünü, 17.000.YTL araç bedeli üzerinde anlaştıklarını, müvekkilinin aracı çektirmek için çekici firmaya 80.YTL, otoparkta kaldığı süre için de 72.YTL ödeme yaptığını, davalı şirketin hasar bedelini ödememesi üzerine Şişli 3.İcra Müdürlüğünün 2005/19000Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin devamına ve alacağın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı aracının sürücüsünün olaydan 3 saat sonra alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre 1.62.promil alkollü olduğunu, bu alkol oranının kaza anında 2.06.promile denk geldiğini, olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinden hasarın kasko teminatı dışında kaldığını, hasar miktarını faiz talebi ile faizin başlangıç tarihini de kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuş; ayrıca, verdiği 16.9.2006 tarihli dilekçesinde ise davacı aracının müvekkili şirket nezdinde aynı zamanda ZMSS poliçesi bulunduğunu olayda park halinde bulunan dava dışı 3. kişilere ait araçlara çarpması nedeniyle 3.kişi araçlarında meydana gelen zararın müvekkilince ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması kazanın mühhasıran alkolün
../…
-2-
2009/6811
2009/7765
etkisiyle meydana gelmesi nedeniyle sigortalıya rücu talebinde bulunulduğu ve davacı sigortalının 20.10.2005 tarihinde 2.810.YTL tutarında hasarı müvekkiline ödendiğini, bu durumun dahi davacının olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini kabul ettiğini gösterdiğini belirtmiştir.
Davacı vekili, aleyhine dava açılacağı tehdidi karşısında müvekkilince ZMSS şirketine yapılan ödemenin iddianın kabulü anlamına gelmediğini, eldeki dava dosyasında kazanın alkolden kaynaklanmadığının kesinliğe konuşacağını bildiğinden daha sonra iade alınmak üzere talep edilen hasar bedelinin davalıya ödendiğini, davalı tarafın savunmayı genişletiğini belirtmiştir.
Mahkemece, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, kazaya plakası ve sürücüsü tesbit edilemeyen bir aracın neden olduğunu ileri sürmüş, davalı … olayın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini ve hasarın teminat kapsamında kalmadığını savunmuştur.
2918 sayılı KTK.nun 48.maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ” uyuşturucu ve keyif verici maddeler ile içkilerin etkisinde araç sürme yasağı” başlıklı 97.maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan “b-2″ bendinde ” alkollü içki almış olarak konudaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı karar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50.promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.
Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK.nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
../…
-3-
2009/6811
2009/7765
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkolün dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğini saptanması durumunda oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde keşif yapılarak karakolda ifadeleri alınan …,…’in ve olayla ilgili düzenlenen kaza tesbit tutanağında kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen plakası ve sürücüsü tesbit edilemeyen 3.kişi aracından bahsedilmediğinden zabıt mümzilerinin dinlenerek çelişkinin giderilmeye çalışılması, yol genişliğine göre olay esnasında park halinde araçların bulunduğuda gözetilerek aynı anda 3 aracın yanyana geçip geçemeyeceğinin tesbit edilmesi daha sonra 14.9.2007 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen yasal düzenleme ışığında olayın olayın oluş şekli, hava, yol durumu, tanık ve zabıt mümzilerinin beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, rizikonun münhasıran (salt) alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin başka unsurlarında etkisi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması yönünden ek rapor alınması ve böylece rizikonun teminat dışında kalıp kalmadığının tesbitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.