Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6840 E. 2009/8898 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6840
KARAR NO : 2009/8898
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.040.-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihi itibariyle olay ve olay yeri ile ilgili müvekkiline başvuruda bulunulmadığını, ihbar yapılmadığını, olayla bağlantılarının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.040.-YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde daha önceden hasarlanmış ve yıkılmak üzere olan davalı şirkete ait aydınlatma direğinin kırılarak müvekkili şirkete kaskolu aracın üzerine devrildiğini ve aracın hasarlandığını iddia ederek diğer deliller yanında olayla ilgili düzenlenen trafik kazası tesbit tutanağına dayanmış, tanık listesinde tutanak mümzilerinin isimlerini bildirmiş bilahare verdiği 23.6.2008 tarihli dilekçesinde tanıklarını dinletmekten vazgeçtiğini belirtmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve yargılama safahatında böyle bir olayın meydana gelmediğini, olayla ilgili müvekkili kuruma başvuruda bulunulmadığını, kazanın kamu kurumu niteliğinde olmaları nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği gereği tutanak tanzimcisi polis memurları tarafından acilen şirkete bildirilmesi gerektiği halde böyle bir bildirime rastlanmadığını savunmuştur.
Mahkemece, tutanak mümzilerinin olayla ilgili bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre taleple bağlı kalınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde davalı vekili böyle bir olayın meydana gelmediğini savunduğuna göre, mahkemece tutanak mümzilerinin dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değil, bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.