Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6882 E. 2009/8906 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6882
KARAR NO : 2009/8906
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.915.YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracın sürücüsünün olayda 8/8 kusurlu olduğunu, alacağın tahsili için Beyoğlu 2.İcra Müdürlüğünün 2006/13124 sayılı dosyasında davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş vekili sigortalının kusuru oranında kaza başına azami 4.000.YTL poliçe limiti olduğunu, ödeme tarihinde temerrüde düşmediklerini alacak likit olmadığından inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirtmiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını olay tarihinde yola yağ ve manat dökülmesi sebebiyle bir çok kazanın meydana geldiğini Karayolları Genel Müdürlüğünün zarardan sorumlu olduğunu, kaza tutanağının eksik düzenlendiğini, zararın diğer davalı …Ş’den talep edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, aracı davalı …’ın kullandığını kendisinin sadece işleten olduğunu belirterek,

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların Beyoğlu 2.İcra Müdürlüğünün 2006/13124 sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile davalı … şirketinin 2645.YTL asıl alacak üzerinden diğer davalıların 2.645.YTL asıl alacak, 888.27.YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3533.27.YTL üzerinden haklarındaki takibin devamına takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmitir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde ve tüm yargılama safahatında kazanın yola dökülen yağ ve mazot nedeniyle meydana geldiğini, olay tarihinde aynı nedenle bırçok kazanın olduğunu müvekkilinin kusur ve tazminattan sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş bu konuda tanık olarak dinlenen davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsü ile kazaya karışan dava dışı sürücü de olaydan sonra araçlarından indiklerinde de yol üzerinde yağ olduğunu, zeminin çok kayganlaştığını bu nedenle araçların birden bire kontrolden çıktığını ve aynı yerde aynı gün birçok başka kazanın da bu sebeple meydana geldiğini doğrulamışlardır. Mahkemece alınan 10.3.2008 tarihli uzman bilirkişi raporunda, yola dökülen yağın nereden kaynaklandığı bilinmediğinden taraflara kusur izafe edilmemiş, davacı vekilinin itirazı ile Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 10.7.2008 tarihli rapor terditli olarak düzenlenmiş; olayın kaza tutanağında belirtildiği şekilde olması halinde davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğu, tanıkların beyanına göre kazanın meydana gelmesi halinde ise, davalı sürücünün kusurunun olmadığı kaygan maddenin olayda %100 oranında etkili olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen raporun 1. haline göre davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, buna neden üstünlük tanındığı ve itibar edildiği gerekçe de gösterilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, kaza tesbit tutanağında isim ve imzaları bulunan tutanak mümzilerinin dinlenilmesi, olay tarihinde yol ( asfalt zemin) üzerinde kaygan madde olup olmadığının sorulması, kaza tarihinde, aynı yerde başka kazaların olup olmadığının merciilerinden araştırılması ve varsa ilgili kaza tesbit tutanaklarının istenilmesi, bu kazaların kaygan madde sebebiyle meydana gelip gelmediğinin tesbit edilmesi ve gerektiğinde İTÜ ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve tdenitime açık rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru değil bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.