Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6968 E. 2010/4048 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6968
KARAR NO : 2010/4048
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/6223 Esas sayılı dosyasında yapılan 07.07.2008 günlü haciz sırasında borçluya ait çok sayıda belgenin ele geçtiğini, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu,dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, üçüncü kişinin sunduğu belgelerin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli bulunmadığını,ayrıca iş yeri devri ile ilgili de İİK’nun 44. madde gereklerinin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilememesi nedeni ile BK’nun 179. Maddesi uyarınca devralanın da alacaklıya karşı sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi),usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davalı (borçlu) vekili, istihkak iddiasını kabul ettiklerini, borçlu şirketin haciz mahallinden tüm eşyalarını alarak taşınmasından sonra üçüncü kişinin aynı yeri kiralayarak faaliyete başladığını, mahcuzların kendilerine ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişi şirketin hacizden iki ay kadar önce borçlunun eski faaliyet adresinde
kurulduğu, hacizde borçluya ait çok sayıda belgenin ele geçtiği, örtülü iş yeri devri bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olması nedeni ile aksini ispat yükü altında bulunan üçüncü kişinin istihkak iddiasını güçlü delillerle kanıtlaması gerekirken duruşmaları dahi takip etmediği, devir gerçek kabul edilse bile BK’nun 179. maddesi gereğince işletmeyi devralan üçüncü kişinin alacaklıya karşı sorumlu olduğu “gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, sadece tazminat talebinin reddi yönünden davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddi ile birlikte teminat karşılığı takibin ertelenmesi veya satışın durdurulması kararı da verilmiş olmalıdır.
Somut olayda bu şekilde verilmiş bir takibin durdurulması kararı bulunmamaktadır. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşullar oluşmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (alacaklı) … A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140. maddesi gereğince … AŞ. harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.