Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7109 E. 2010/4852 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7109
KARAR NO : 2010/4852
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi-karşı davalı) vekili, İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14152 Esas sayılı dosyasında, trafik kaydına 13.01.2009’da haciz konulan … plaka sayılı aracı noterde yapılan sözleşme ile 08.01.2009’da satın aldığını, 04.02.2009 günü tescil işlemi için yaptığı başvuru sırasında hacizden haberdar olduğunu, borçlu adına bu araç satışı ve bir taşınmaz satışı nedeni ile 07.08.2008-20.01.2009 arasında toplam 200-250.000,00.-TL arasında ödeme yapıldığını, ticari kayıtların bunu doğruladığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı-karşı davacı) vekili, dava konusu aracın borçluya ait olduğunu ve alacaklıdan mal kaçırmak için kaydi olarak satışının yapıldığını,satış bedelinin ödenmediğini, sözleşmede borçlu vekili olarak hareket eden davacının eşi ile borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunun kayıtlardaki para transferleri ile sabit olduğunu, belirterek istihkak iddiasının reddi ile karşılık davalarının kabulüne ve borçlu ile davacı arasındaki araç devir işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
2009/7109
2010/4852
Mahkemece, dava konusu aracın hacizden önce noterce düzenlenen 8.1.2009 tarihli satış sözleşmesi ile …’ya satıldığını ve alacaklıdan mal kaçırma kastının bulunmadığı gerekçesi ile istihkak davasının kabulüne karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı alacaklı … Bank tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası ve alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca karşılık dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Dava konusu araçla ilgili satış sözleşmesini imzalayan borçlu vekili aynı zamanda davacı üçüncü kişinin eşidir ve Karşıyaka 6. Noterliği tarafından gönderilen 08.01.2009 tarihli sözleşme metninin altında parasını aldığı yönünde imzalı beyanı yer almaktadır.
Yargılama aşamasında ise araç satış bedelinin davacının eşi … tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği iddia edilerek buna ilişkin ticari kayıtlar sunulmuştur.
Bu durum giderilememiş bir çelişkidir.
Öte yandan,dosya içerisine sunulan, …’a ait ticari kayıtlarda 07.08.2008-20.01.2009 arasında borçlu adına toplam 250.000.-TL’ye yakın ödeme yapıldığı görülmektedir.
Davacı taraf bu ödemelerin içinde 12.11.2007’de …’un borçludan satın aldığı bir taşınmaz bedelinin de bulunduğunu iddia etmektedir.
Tapu Sicil Müdürlüğü’nden getirtilen sözleşmedeki satış bedeli 43.000,00.-TL’dir. Dava konusu aracın satış bedeli ise 83.164,00.-TL’dir.
Ticari kayıtlarda taşınmaz ve araç satış bedelini aşan bir para transferi gözükmektedir. Diğer yandan bu ödemeler araç satışından daha önce ve taşınmaz satışından ise uzun bir süre sonra başlamıştır. Bu olgu, borçlu ile üçüncü kişinin eşi arasında süregelen bir ticari ilişkinin varlığı yönündeki alacaklı iddiasını doğrulamaktadır.
Araç satışı borç ve takip tarihinden sonra, hacizden de kısa bir süre önce yapılmıştır.
Somut olayda dava konusu aracın alacaklıdan mal kaçırmak için satıldığını ve eşinin ticari ilişkisi nedeni ile üçüncü kişinin de borçlu hakkındaki icra takibini bilebilecek durumda olduğunun kabul etmek gerekir.
2009/7109
2010/4852
Bu nedenlerle İİK 280.maddesi hükmüne göre alacaklıya zarar verme kastı ile danışıklı olarak yapılan devir işlemine yönelik açılan tasarrufun iptali davasının kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabule göre de; kabul ile sonuçlanan istihkak davasında nispi karar ve ilam harcının alacak miktarı olan 19.915,27.-TL üzerinden hesaplanıp,iadesi gereken harcın buna göre belirlenmesi ve üçüncü kişinin peşin olarak yatırdığı harcın yargılama giderleri içinde davalı alacaklıdan alınması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) … Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.