Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7138 E. 2009/9141 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7138
KARAR NO : 2009/9141
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 4.548,00 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin akları saklı kalmak üzere 3.411,00YTL hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuş, diğer davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü İle; 3.411,00YTL tazminatın 25.9.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasından doğan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … adına dava dilekçesi ve gerekçeli karar adresine tebliğe çıkarılmış, ancak belirtilen adrestin sürekli kapalı olması ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle Tebligat Kanunun 21. maddesi gereğince tebliğ edilmiştir. Tebligat mazbatasının tetkikinden, 7201 Sayılı Tebligat Yasasının 21.maddesi ile Tüzüğün 28.maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, özellikle tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmama nedeninin soruşturulup ilgililerin beyanlarının tutanağa yazılmadığı ve ayrıca keyfiyetin muhataba bildirilmesi için en yakın komşulardan birisine, bildirildiği belirtildiği halde imzasının alınmadığı bu hale göre tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla davalıya mahkeme kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiğini kabul etmek gerekmiştir.
Dava, kasko sigortasından doğan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun, değişik 20/d madde hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştiren devir işlemleri, araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik siciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi, idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu bir nitelik taşımaz. Bunun bir sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Aracı, noter satışı ile devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi, aracın maliki sayılır.
Somut olayda, kazaya karışan…plakalı aracın davalı … tarafından üçüncü şahsa satılmıştır. Bu durumda, araç kaza tarihinden önce 3.kişiye satıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı…’a geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.