YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7147
KARAR NO : 2010/315
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu müvekkillerinin oğullarının öldüğünü ve bu nedenle zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte baba … için 10.226,23 TL’nin ve anne … için 12.029,59 TL’nin olay tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusur ve zararın ispatının gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların destekten yoksun kaldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, baba … için 10.226,23 TL ve anne … için 12.029,59 TL’nin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, cenaze giderleri hakkında ödeme nedeniyle ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK’nın 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 99/1 nci maddesi ve olay tarihinde geçerli olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/a maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, daha önce davalı … şirketine başvuru yapılmadığı için, mahkemece dava ve ıslah dilekçesi ile istenilen tazminat için dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Davalı vekilince, ıslah dilekçesinde istenen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği savunulmuş ise de; yukarıda açıklanan ilke karşısında, ıslah ile istenilen tazminat için de dava tarihinden itibaren faiz uygulanmış olması doğrudur. Yukarıda anılan hükümlere göre, davalı … bakımından temerrüt faizinin başlangıcını oluşturan ihbar yükümlülüğünde esas olan, zarar miktarı değil kazanın ihbarıdır. Bu itibarla, dava dilekçesi ile kazanın davalı sigortaya ihbar edilmiş olmasıyla, anılan hükümlerde öngörülen koşullar yerine getirilmiş olup, buna göre gerek dava dilekçesinde istenilen tazminat alacağı için ve gerekse ıslahla artırılan kısım için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir. Dairemizin son uygulaması bu yöndedir.
Bu itibarla, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.020.69.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.