Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/725 E. 2009/3776 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/725
KARAR NO : 2009/3776
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

MAHKEMESİ : Ankara Asliye 24 Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu Osman aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek, borçlunun sahibi olduğu taşınmazını davalı babası Nazim’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemişler ve davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tasarrufun yakın akrabalık nedeniyle mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Aynı Kanun’un 35. maddesine göre de kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Tebliğ memurunun yeni adresi tespitine ilişkin olarak Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği bildirilmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesi davalılara tebliğe çıkarılmış ve davalıların adresten taşınmış oldukları belirlenmiş ve ilave olarak yeni adresin de mevcut olduğu şerhini içeren kaşe basılmıştır. Buna rağmen yeni adrese tebliğ çıkarılmadan ve yukarıdaki araştırmalar yapılmadan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılarak dava yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
HUMK’un 73. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, Kanun’un gösterdiği istisnalar dışında (HUMK m 7, 36/1, 105/2, 372 vb) hâkim, tarafları dinlemedikçe veya iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için usulüne uygun şekilde davet etmedikçe hükmünü veremez.
Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece re’sen nazara alınması gereken hususlardandır. Mahkemece usulüne uygun olarak taraf teşkili yapılmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 01/06/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.