YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/729
KARAR NO : 2009/4191
KARAR TARİHİ : 12.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karış davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekcesinde, müvekkilinin maliki olduğu araca, davalıların maliki sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarparak hasar verdiğini ileri sürerek 3,415YTL hasar, 130YTL çekici, 202,54YTL tesbit masrafı ve 1,500YTL , 1,000YTL kazanç kaybı toplamı olan 4,747,54YTL tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, olayda kusurlarının bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunmuş, kendi araçlarında maydana gelen 2,352YTL hasar, 1,500YTL Airbag, 1,000YTL değer kaybı ve 148YTL işten kalma zararlarının toplamı olan 5,000YTL’nin davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … … Sigorta A.Ş vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkamece, dosya kapsamına göre, davalı taraf sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kubulü ile 3,947,54YTL tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı- karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem (trafik kazası) nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda düzenlenen kaza tesbit tutanağında, her iki sürücünün de kendilerine yeşil ışık yandığını beyan etmeleri nedeniyle, kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün tespit edilemediği belirtirmiştir.
Trafik kazalarında, sürücü kusurlarının olayın oluşuna uygun olacak belirlenmesi gerekir. Bunun içinde tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmeli, gerekirse olay yerinde keşif yapılmalıdır. TC Anayasasının 36. Maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu düzenlenmiştir. Davacı ve davalı taraf, tanık delillerine dayandıklarına ve dilekçelerinde tanık ismi de bildirdiklerine göre, tanıkların dinnenilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanana nedenlerle davalı – karşı davacılar … ve …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı – karşı davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine 12.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.