YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7346
KARAR NO : 2010/4703
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu aracın hurdaya ayrıldığını, müvekkili ile davalı sürücü hakkındaki Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/100 Esas sayılı dosyasında davalı sürücünün 6/8, müvekkilinin 2/8 oranında kusurlu olduklarının tesbit edildiğini, ceza mahkemesinde bu kusur oranına göre hüküm kurulduğunu, müvekkilinin aracında sovtaj indiriminden sonra 2.800 TL tutarında hasar oluştuğunu belirterek davalı tarafın kusuruna isabet eden 2.100 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan tahsilini talep etmiş; 15.5.2008 tarihli oturumda davalı … hakkındaki davayı atiye bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili davanın zamanaşımına uğradığını, kusur oranını ve hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta AŞ. vekili, müvekkilinin sigortalının kusuru oranında azami 750 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.100 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı … ile … Sigorta AŞ’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2009/7346
2010/4703
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, 2918 sayılı KTK’nun 109/2.maddesi gereğince yaralamalı trafik kazası olması nedeniyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçerli olmasına davalı … şirketi yönünden hükmedilen tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunun hüküm fıkrasında belirtilmesine göre davalı … Sigorta AŞ. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindirk. Davalı … şirketi, diğer davalı …’e ait aracın trafik sigortacısı olup olay tarihi itibariyle poliçe limiti maddi hasarlarda 750 TL’dir.
2918 sayılı KTK’nun 96.maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının B-2.maddelerinde, hükmolunan tazminatın, sigorta bedelinden fazla olması halinde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Bu durumda davalı … şirketinin harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinden poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken yazılı biçimde tüm masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir, nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi hükmü gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, davalı taraf aracının işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı aleyhine açılmıştır. Davacı vekili, kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etmiş, mahkemece talep gibi kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Ancak, davalı sigortacının sorumluluğunu kamu düzeni amacıyla mecburi hale getiren 2918 sayılı KTK’nun 99/1.maddesinde ve ZMMS Genel Şartlarının 12-b maddesinde trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigor-
2009/7346
2010/4703
tacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez. Bu hükümler karşısında davalı … şirketine davacı tarafından dava tarihinden önce yukarıda açıklanan şekilde bir başvuru yapıldığına dair dosya kapsamında belge yada bilgiye rastlanılmadığından sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru değil, bozma sebebi ise de, bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “Davanın kabulü ile, 2.100 TL tazminatın” tümcesinden sonra gelmek üzere “davalı … Sigorta AŞ yönünden 7.5.2004 dava tarihinden, davalı … Bakırcı yönünden” tümcelerinin eklenmesine ve ayrıca yine hüküm fıkrasının 3., 4., 5.bentlerinin sonuna “davalı … Sigorta AŞ’nin poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulmasına” tümcelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 94,74 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’den alınmasına 25.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.