Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7348 E. 2010/1822 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7348
KARAR NO : 2010/1822
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün 2008/20053 Esas sayılı dosyasından, davacı şirkete ait işyerinde bulunan makinelerin 05.02.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin aksinin ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu makineler 05.02.2009 tarihinde, davacı 3.kişi şirkete ait işyerinde haczedilmiştir. Bu durumda mülkiyet karinesi davacı 3.kişi şirket yararınadır. İcra Müdürünün hatalı işlemi sonucu 3.kişinin dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz. Davalı alacaklı mülkiyet karinesinin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlamalıdır.
Somut olayda, borçlu şirket ortakları … ve … hisselerini borçtan önce 22.2.2008 tarihinde dava
dışı … ve … ’e devretmişlerdir. Davacı şirket ise yine borcun doğumundan önce … ve … tarafından borçlu şirket adresinde farklı olan haciz adresinde kurulmuştur.Haciz adresinin borçlu şirket adresi olduğuna ilişkin olarak davalı alacaklı tarafından herhangi bir delil sunulmamıştır. Her ne kadar haciz mahallinde borçlu şirkete ait belgeler bulunmuş ise de bu belgelerin bir kısmının alacaklı tarafından gönderildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca sadece bu belgelerin haciz mahallinde bulunması tek başına karine aksini ispata yeterli bulunmamıştır.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında mahkemece, davacı 3.kişinin davasının kabulüne karar vermesi gerekirken, davacı ve borçlu şirketlerin adres ve ortaklarının aynı olduğu şeklindeki hatalı tesbit ile yazılı şekilde reddini karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.