YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7355
KARAR NO : 2010/1793
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın, asıl dosyada davalıların, işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, birleşen dosyada, davalıların, hayatını kaybeden davalı araç işleteni-sürücüsünün mirasçısı olduklarını ileri sürerek, sigortalıya ödenen 8.327,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dva, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murislerinin kırmızı ışıkta geçtiğini, tam kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Kaza tespit tutanağında hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin belirlenemediği belirtilmiş olup, alınan bilirkişi raporlarında farklı sonuçlara varılmıştır. Makine
mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ilk raporda, çarpışma noktasına göre kusur dağılımı yapılmış sigortalı araç sürücüsünün 5/8, davalıların murisinin 3/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve davalılar vekili belirlenen kusur oranının doğru olduğunu ancak tazminatın trafik sigortası limiti içinde kaldığından davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, kırmızı ışıkta geçen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirtilmiş, İTÜ’nde görevli bilirkişiler tarafından düzenlenen son raporda ise kusur oranının belirlenmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiş, mahkemece son rapor hükme esas alınarak davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile karar verilmiştir.
Dosyada yer alan bilirkişi raporları birbiri ile çelişkilidir. Bu nedenle, ceza dosyası da getirilerek, dosyadaki maddi olgular birlikte değerlendirilip, davalılar vekilinin, davalı sürücünün de kusurlu olduğunu belirttiği ilk rapora kusur yönünden itiraz etmemesi de dikkate alınarak, Karayolları Fen heyetinden seçilecek bilirkişilerden oluşturulacak heyetten alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.