Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7368 E. 2009/8763 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7368
KARAR NO : 2009/8763
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.491,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … hakkında açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 2.491,00 TL’nin dava dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava,TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca açılmış kasko sigorta rücu davasıdır.Bu tür davalarda, bu madde hükmü uyarınca sigortacı, sigorta ettirene zarar bedelini ödemekle zarar gören sigortalısının halefi olmaktadır. Bu nedenle sigortacının, sürücü ve malike rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Mahkemece, dava dilekçesinin tebliğ tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca, HUMK’nun 416 ve 417. maddeleri uyarınca, yargılama giderlerini yapan taraf, yargılama sonrasında haklı bulunursa, davayı kaybeden davalı yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek, dava kabul edildiği halde, davalı aleyhine harç,
yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün, 1 numaralı bendinin ikinci satırında yer alan “davalının dava yoluyla haberdar olduğu 07.01.2009” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “02.10.2007” ibaresinin eklenmesine, 2 numaralı bendin tamamı hükümden çıkarılarak yerine “Davacı tarafından yatırılan 33,70 TL peşin harç, 13,50 TL posta gideri ve 175,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 222,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesine, 3 paragrafın ikinci satırında yer alan “davacıdan” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “davalıdan” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.