YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7449
KARAR NO : 2010/2853
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların malik, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeniyle meydana gelen 15.230 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, belirterek 15.230 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında davalı … Sigorta A.Ş tarafından 5.750 TL ödendiğini belirterek bu davalı hakkında açtıkları davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuş diğer davalılar duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 9.480 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş hüküm davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “9.480 TL.nin ödeme tarihiden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, … sigorta A.Ş yönünden davanın feragat nedeniyle reddine” denildiği halde, gerekçeli kararda “9.480 TL.nin ödeme tarihiden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” denilmiş, … sigorta A.Ş. hakkında da tahsile ilişkin hüküm kurulmuştur.Bu
hal, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmakla HUMK.nun 381/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekline göre ise; HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre çözümü özel bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektiren konulardandır. Mahkemece özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu konuda konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken konusunda uzman olmayan avukat bilirkişi seçilerek alınan yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerledavalılar … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve … geri verilmesine 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.