YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7506
KARAR NO : 2009/6074
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan … Otomotiv İmalat San. ve Tic. A.Ş.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında haczi kabil mallarının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalılardan …’a sattığını, diğer davalı …in borcun kefili olduğunu öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, diğer davalıların durumunu bilmediğini ve iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılardan …. aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne ve bu davalılar arasındaki tasarrufun icra takip dosyasındaki borç miktarı ile sınırlı olarak iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir.Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 278/2 maddesi uyarınca akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Burada borçludan satın alan kişinin iyi niyetine bakılmaz. Somut olayda tasarrufa konu edilen taşınmaz üzerindeki 38.000.00YTL. ipotek ile birlikte 38.500.00 YTL. bedelle davalı borçlu şirket tarafından diğer davalı …’a satılmıştır. Bilirkişi raporuna göre taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri 129.805.52 YTL olduğu belirlenmiştir. Devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre ivazlar arasında fahiş fark olduğunun kabulü için en az bir misli fark olması gerekmektedir. Taşınmaz üzerindeki ipotek bedeli taşınmazın tapudaki satış bedeline eklendiğinde arada bir misli bedel farkının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bedeller arasında fahiş fark bulunmaması ve davalı 3. kişinin kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalılardan …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılardan …’a geri verilmesine 8.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.