YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7654
KARAR NO : 2009/6462
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), Gölbaşı İcra Md.nün 2008/175 Esas sayılı dosyasında davacının temsilcisi bulunduğu … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nin Milli Eğitim Md.de bulunan ödeneklerine borçlu Beyhan Korkmaz’ın borcundan dolayı haciz konulduğunu, davacının takiple ilgisinin bulunmadığını belirterek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak için ihtiyati haciz kararından bir gün önce yapıldığı, danışıklı olduğu, haczin konulduğu tarihte borçlunun adi ortaklıkta % 42 payının bulunduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; “brçlunun … Özel Eğitim rehabilitasyon Merkezi’ndeki hissesini 12.03.2008 tarihinde noter sözleşmesi ile İrfan Özel’e devrettiği ve kurumla ortaklık ilişkisinin kalmadığı, devam etse bile adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ortağın kişisel alacaklılarının adi şirkete doğrudan doğruya başvuramayacakları” gerekçesi ile şikayetin kabulü ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı alacaklının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava dilekçesinde, icra memuru işleminin iptali istenmişse de; dilekçedeki açıklamalardan uyuşmazlığın, İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
HUMK’nun 76. maddesi uyarınca hakim,tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup,onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.Bu ilke ışığında uyuşmazlığın, 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK’nun 97/11. maddesi hükmünce,genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak, takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden, Harçlar Kanunu’na göre nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiğinin dikkate alınmaması ve davanın da şikayet olarak nitelendirilmesi isabetli değildir.
Bununla birlikte yargılama sonucunda, “davanın kabulüne, haczin kaldırılmasına” biçiminde verilen karar, sonucu itibarı ile doğrudur.Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re’sen incelenebilir.Yargılama harçlarının noksan alınması da kamu düzenine ilişkin bir yanlışlık olup bozma nedenidir.Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı (alacaklı) … vekilinin yukarıda; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 4. bendindeki “alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ” tümcesinin çıkartılarak yerine “2.068,67.-YTL karar ve ilam harcından peşin alınan 14,00.-YTL indirilerek kalan 2.054,67.-YTL harcın davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.054.67.TL. kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 15/10/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.