YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/769
KARAR NO : 2009/3885
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi, Hakim Aysel Koçak 21984
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı … A.Ş vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu araca, davalının işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, çarpması nedeni ile, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, ödenen 6.600,00YTL tazminat tutarının TTK’nun 1301’inci maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın ileri sürüldüğü gibi olamayacağını, müvekkiline ait aracın kazaya karışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş vekili, illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin gerçek zarardan, poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 4.950,00 YTL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … A.Ş vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araca, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarptığını, ancak aracın olay yerinden uzaklaştığını, araç plakasının orada bulunanlar tarafından kendilerine söylendiğini ileri sürmüştür. Olaydan sonra düzenlenen olay yeri inceleme ve tespit tutanağında da kazaya neden olan araç konusunda bir bilgi bulunmaksızın sadece aracın hasarına ilişkin tespit yapılmıştır. Bu durumda, mahkemece, davalı araç üzerinde inceleme yapılarak, kazanın oluş biçimine göre hasarlanmış olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı … A.Ş vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş ve …’a geri verilmesine 02.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.