YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7695
KARAR NO : 2009/7194
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dilekçesiyle davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …,… , 804, 805, 806, 807, 808, 809, 830, 831 parsel nolu taşınmazlar ile … nolu parselde kayıtlı toplam onaltı adet taşınmazını 8.5.2007 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek, … adına tapu kayıtlarının iptali ile borçlu … adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu senetlerin zorla imzalatıldığını bu konuda savcılık soruşturması ile açtıkları menfi tespit davasının derdest olduğunu, alacağın gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili dava konusu taşınmazların davalı borçlunun müvekkilinin babasına olan borçlarına mahsuben devredildiğini ve fiilen müvekkili tarafından kullanıldığını, alacağın kesinleşmediğini ve gerçek olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma toplanan delillere göre davalılar arasındaki satışın komşu parsel satış bedellerine göre, daha düşük bedellerle yapıldığı takip tarihi ve satış tarihleri gözönüne alındığında satışın haciz aşamasında yapılması, davalı …’ün sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında davalılar arasındaki taşınmaz devrine ilişkin hukuki işlemin muvazaalı olduğu, gerçek bir satış ol-
../…
-2-
2009/7695
2009/7194
madığı gerekçesiyle davanın kabulüne, …,… 807, 808, 809, 830, 831 parsel sayılı taşınmazların davalı … adına olan tapu kayıtlarının iptali ile borçlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada önce sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir.(HUMK.nun 76.)
Somut olayda davalı borçlu …’ın 4.12.2006 tarihli borcun doğumundan sonra adına kayıtlı onaltı adet taşınmazı akrabası ve köylüsü olan davalı …’e bedelsiz olarak devrettiği böylece hakkındaki icra takibini karşılıksız bıraktığı, davalı …’un borçlunun durumunu ve amacını bildiği ileri sürerek muvazaalı ve kötüniyetli yapılan taşınmaz devrinin iptali dava ve talep edilmiştir.
Açıklanan ileri sürülüş biçimine göre, dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davaları borçlunun üçüncü kişi ile geçerli olarak yaptığı bazı tasarruf işlemlerinin alacaklı yönünden hükümsüz sayılması için açılan ayni sonuç doğurmayan kişisel davalardır. Bu dava sabit olursa, davacı alacaklının alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilir. Bu davalar İİK.nun 278, 279 ve 280 maddelerinde yazılı işlemlerin iptali için açılabilir. Mahkemece davacının yukarıda açıklanan talebi Borçlar Kanunun 18.maddesinde düzenlenen muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilip dava konusu taşınmazların borçlu adına yeniden tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hukuki nitelendirmede hata yapıldığı anlaşılmakdır. Mahkemece, yapılması gereken iş davanın yukarıda açıklanan şekilde(İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince) değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; davacının amacı alacağından yoksun bırakılmak için borçlu tarafından yapılan satış işleminin iptaline ilişkin olduğundan, alacaklının borçludan alacağını sağlaması için İİK.nun 283. maddesi kıyasen uygulanmalı, satış sözleşmelerinin ve kayıtlarının iptaline gerek kalmaksızın takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazların haciz ve satışının istenebil-
../…
-3-
2009/7695
2009/7194
mesi yönünden hüküm kurulmalıdır. Bu yön gözetilmeden tapunun iptali ile borçlu adına tesciline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.