Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7734 E. 2009/6450 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7734
KARAR NO : 2009/6450
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2006/2331 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca Çorum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/18 Talimat sayılı dosyasında 13.03.1007 tarihli haczin yapıldığı işyerini 28.05.2007 ve 04.06.2007 günlü faturalar kapsamında …’dan devraldığını, hacizden bir gün önce yoklama fişi düzenlendiğini,vergi levhası için başvurduklarını,borçlu firmayı tanımadığını, hacizde hazır bulunan işçilerinin bu durumu belirttiğini, toplam borç miktarının 1.542,00.-YTL olduğu halde bu borç miktarının çok üzerinde haciz yapıldığını,bu konuda bir karışıklık olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı), borçlunun davacı ile aynı faaliyet alanında çalıştığını ve davada taraf gösterilmemesinin arada muvazaa olduğunu gösterdiğini,borçlu şirketin de davada taraf gösterilmesi gerektiğini, haczin yapıldığı yerin borçlunun takip ve tebligat adresi olduğunu,burada yapılan önceki tarihli haciz işlemi sırasında yeterli avans olmadığından hacizden vazgeçildiğini, bunun istihkak iddiasının kabulü anlamına gelmediğini, 2007/566-795 sayılı kararın tarafları ve konusu bakımından benzer olduğunu,faturanın tek başına mülkiyeti kanıtlamaya elverişli bulunmadığını,faturayı düzenleyen firma kayıtları ile dip koçanının incelenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmış olması, bu yerin şirketin tescil adresi olması,faaliyetinin devam ediyor olması, borçludan sonra … ve O’ndan sonra da …’nın kırtasiye işi ile uğraşıyor olması, faturaların takip tarihinden sonra düzenlenmesi, hacizde işçi Ramazan Atan’ın iş yerinin …’ya ait olduğunu O’ndan da …’ya geçtiğini bildirmesi dikkate alındığında haczedilen malların borçluya ait olduğu sonucuna varılmakla” davanın ve davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm,davacı (üçüncü kişi) tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davasıdır.
Davaya konu 06.06.2007 günlü haczin uygulandığı iş yeri kapı numarası 49 olup borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresindeki kapı numarası 46’dır.Ödeme emri tebligatında kapı numarası yazılı değildir.İcra kefili … adına çıkartılan tebligat parçasında da kapı numarası 46 olarak belirtilmiştir. Öte yandan haciz mahallinde borçluya ait hiçbir belge bulunamadığı gibi üçüncü kişinin borçlu ile bağını ve bu yeri borçludan devraldığını gösteren bir delil de sunulamamıştır.
Bu durumda yapılması gereken öncelikle haczin yapıldığı yer ile borçlunun eski faaliyet adresinin aynı yer olup olmadığını araştırmak,bu konudaki tereddütü giderdikten sonra İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına bulunduğunu ve ispat yükünün kime düştüğünü belirleyip sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
2.Bozma neden ve şekline göre, davalı (alacaklı) vekilinin tüm ve davacı (üçüncü kişi) vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine ise bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (üçüncü kişi) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) vekilinin tüm ve davacı (üçüncü kişi) vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istekleri halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 15/10/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.