Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7861 E. 2010/2125 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7861
KARAR NO : 2010/2125
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şahısların murisine ait ve davalı şirketin trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalılar aleyhine yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, 20.633,00 TL.asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekilleri ile davalı … vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile davalıların Tavas İcra Müdürlüğünün 2003/755 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 15.474,75 TL.asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talepler ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin 10.12.2003 tarihli duruşma oturumundaki beyanları ile 05.8.2005 havale tarihli dilekçesinde “mahkemece alınan bilirkişi raporlarına karşı hiçbir itirazlarının olmadığını” belirtmiş olması karşısında, mahkemece 28.11.2003 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranları doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 15.474,75 TL.asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş olmasına rağmen, belirlenen asıl alacağa işletilecek faiz yönünden herhangi bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
3- Davalı … şirketi yargılama aşamasında ödeme yapmakla davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davalı … şirketi yararına vekalet ücretine karar verilmesi isabetli değildir.
4- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı … şirketi yargılama aşamasında ödeme yapmıştır. Bu durumda mahkemece, ödemenin tarihi ve miktarı araştırılıp, hesaplanan gerçek zarar miktarından ödemenin tenzil edilerek davalı sigortanın poliçe limiti ile sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2)ve(3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının,(4) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 11.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.