Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8006 E. 2010/3059 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8006
KARAR NO : 2010/3059
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :… Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olmayan aracın karıştığı kazada müvekkillerinin desteği …’ın öldüğünü ve bu nedenle zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 31.744,00 TL taminatın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sorumluluklarının ve zararın belirlenmesi ve davacılara sosyal güvenlik kurumlarından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasının gerektiğini, kusurla sınırlı sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların destekten yoksun kaldıkları ve davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan meblağ toplamının temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilince tazminatın ve kusur durumunun saptanması gerektiği savunulmuş olup, bu bağlamda davacıların desteğinin araçta hatır için taşındığı ve araç sürücüsünün alkol aldığını bilerek araca binildiği için ölen desteğin de müterafik kusurunun bulunduğu bu nedenle yapılacak ödemeden B.K’nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca ayrı ayrı indirim yapılması gerektiği savunulmuştur. Ancak, hükme esas alınan raporda ve kararın gerekçesinde bu hususlar tartışılıp değerlendirilmemiştir. Her ne kadar hatır taşıması sigorta teminatı kapsamında olup, buna göre davalı … sorumlu ise de hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırılmalı, hatır taşıması olduğunun ve sürücünün alkollü olduğunu belirterek ölenin araca bindiğinin anlaşılması halinde bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından uygun oranda indirim yapıldıktan sonra poliçe limiti dikkate alınarak karar verilmesi gereklidir. Mahkemece, davalı vekilinin bu savunması üzerinde durularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda; 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.