YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8049
KARAR NO : 2009/7406
KARAR TARİHİ : 10.11.2009
Davacı alacaklı … ile davalı borçlu … ile 3.kişi … aralarındaki dava hakkında Antalya 3.İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2008 gün ve 2008/446-882 sayılı hüküm Dairenin 11.6.2009 gün ve 2009/1549-4170 sayılı kararı ile reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı borçlu … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesi ile, Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2008/7188 Esas sayılı dosyasından, borçlunun taşındığı yeni adresinde yapılan 25.04.2008 tarihli haciz sırasında davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, duruşmada haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket, alacaklı hakkında menfi tesbit davası açıldığını ve malların borçluya ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece haciz adresinin borçlu ile ilgisi saptanamadığı ve davacı alacaklının iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş; anılan karar, davalı borçlu vekili tarafından yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiş, temyiz istemi Dairenin 11.06.2009 tarih, 2009/1549 Esas ve 2009/4170 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Davalı 3.kişi vekili tarafından anılan kararın hatalı olduğundan bahisle dosyanın yeniden incelenmesi istemi ile karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dosyanın yeniden incelenmesi sonucunda 21.10.2008 tarihli hükmün tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489 ncu maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388 nci maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından ve davalıya gerekçeli karar da tebliğ edilmediğinden, davalı
../…
-2-
2009/8049
2009/7406
borçlu yönünden, Yasada öngörülen 10 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemeyeceğinden Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmış, işin esası incelenmiştir.
İstihkak davalarında borçlunun davalı olarak hasım gösterilmesi ancak haczedilen mallar üzerinde, hak iddia edip, uyuşmazlık yaratması halinde gereklidir.Somut olayda, borçlu haciz sırasında hazır bulunmamış ve 103 davetiyesi de gönderilmediğinden istihkak iddiasına karşı çıkıp çıkmadığı anlaşılmadığından hasım gösterilmesi zorunlu olmuştur. Yargılama sırasında da dava konusu malların kendilerine ait olmadığını belirterek çekişme yarattığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklının açtığı davada borçlu zorunlu hasım olup, davacı alacaklının açtığı dava red edildiğine göre, kendisini vekil ile temsil eden borçlu yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin, bu yönleri amaçlayan karar düzeltme talebinin kabulü ile maddi yanılgıya dayalı Dairenin 11.06.2009 günlü temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının kaldırılması ve mahkemenin 21.10,2008 tarihli kararının hüküm fıkrasına 4.bend olarak “Davalı borçlu yararına 2.582.00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı borçluya verilmesine” cümlesinin eklenmesine hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA ve tashihi karar peşin harcının davalı borçlu …’a geri verilmesine 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.