YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8118
KARAR NO : 2010/1857
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalı … AŞ. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın (ambülans) sürücü/davalı (kurum görevlisi) …’nin sevk ve idaresinde iken, diğer davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları araçla meydana gelen trafik kazasında hasarlandığını ve hasarın tespit ettirildiğini ileri sürerek, 4.134,50.TL.nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili ile davalı … vekili,davanın reddini istemişler, davalı … Sigorta …ise davaya cevap vermemiştir.
Davalı tarafa ait aracın trafik sigortacısı olması nedeniyle davacı tarafından davalı …aleyhine Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2066 Esas sayılı dosyasından açılan tazminat davasına ilişkin dosya bu dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş,
birleştirilen dosya davalısı sigorta vekili, kusura isabet eden zarar bedelinin müvekkilince davacı tarafa ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, … Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın husumet sıfatı bulunmadığından reddine, davalılar …, …, … ve … Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile davacı idarenin 4.134,50 TL.lık zararının 2.583,75 TL.lık kısmının (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1- HUMK.nun 381/2,388 ve 389.maddeleri uyarınca, mahkeme kararında hüküm sonucunun, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemece, yukarıda belirtilen usul hükümleri gözardı edilerek ve taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar ayrı ayrı ve açıkça gösterilmeyip, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değil, bozma nedenidir.
2- Kabule göre; a-) HUMK’nun 275.maddesinde, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiş olup, ayrıca; Borçlar Kanununun 53.maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değildir.O halde; mahkemece olayda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve meydana gelen gerçek hasar bedelinin tespiti yönünden kusur ve hasar uzmanı bilirkişiden rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranına ve delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi hasar raporuna bağlı kalınarak ve yargılama sırasında teknik uzmanlığı olmayan bilirkişiden hatalı hesap raporu alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
b-) Davalı … vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünün 07.12.2007 tarihli yazısına göre, davalı … tarafından dava-
cı kurum zararının yargılama sırasında karşılanmış olup olmadığının araştırılıp tespiti ile bu davalı yönünden varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
c-) Davalı … davadan önce temerrüde düşürülmemiş olup, bu davalının ödemiş olduğu tazminat miktarı düşüldükten sonra, bakiye poliçe limiti yönünden dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken, olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmuş olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar … ile davalı … AŞ vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve davalı … AŞ’Ye geri verilmesine 04.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.