YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8164
KARAR NO : 2010/4047
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (birleşen davada davalı-üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/3719 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün 2008/193 Talimat sayılı dosyasında 28.07.2008’de yapılan hacze konu akaryakıtın davacıya ait olup faturasının bulunduğunu,haczin yapıldığı yerin de üçüncü kişi adına tapuda kayıtlı … istasyonu olduğunu,sunulan fatura ve tüm resmi kayıtlara rağmen haczin yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (birleşen davada davacı-alacaklı) vekili, dava konusu 28.07.2008 günlü hacze yönelik üçüncü kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasının yerinde olmadığını,borçlu ve üçüncü kişi şirket arasında ortaklar ve aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğunu, alacaklıdan mal kaçırrmak için danışıklı işlemler yaptıklarını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişi ve borçlu şirket arasında ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü” gerekçesi ile alacaklının açtığı davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine ve alacak miktarı üzerinden %40 oranında tazminatın davalı üçüncü kişiden alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, kısa kararda alacak miktarı olarak takip miktarı, gerekçeli kararda ise asıl alacak gösterilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında haciz tarihini kapsayacak şekilde ortaklar itibarı ile ve aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunmasına ve istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmak için borçlu ile danışıklı olarak ileri sürülmesine göre, davacı (üçüncü kişi) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık, İİK’nun 96 vd. maddeleri uyarınca üçüncü kişinin borçlu ile birlikte elinde bulundurduğu menkule yönelik ileri sürdüğü istihkak iddiasının yerinde olup olmadığı ile ilgilidir.
Üçüncü kişi yasal prosedürün işletilmesini ve asıl icra dairesinin kararını beklemeden dava açarken, alacaklı taraf icra müdürlüğünün İİK’nun 99. maddesi uyarınca verdiği 7 günlük süre içinde dava açmış, ikisi birleştirilip yargılamaya üçüncü kişinin açtığı dava üzerinden devam edilmiştir.
Ne asıl ne de birleşen dosyada teminat karşılığı takibin durması kararı verilmediği halde İİK’nun 97/13. maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi isabetli değildir. Bununla birlikte yapılan bu yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli bulunmadığından, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı (üçüncü kişi) … İnşaat Petrol Ürünleri Ltd.Şti. vekilin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1.bendinin (A) bölümündeki “10.515,00 TL asıl alacak üzerinden %40 kötü niyet tazminatının … Ltd.Ştinden alınarak davacı …’a verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine yasal koşulları oluşmadığından İİK’nun 97/13. maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” tümcesinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 29.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.