Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8339 E. 2010/2481 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8339
KARAR NO : 2010/2481
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı (alacaklı) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2007/10525 esas sayılı takip dosyasında, müvekkiline ait işyerinde 6.12.2007 tarihinde yapılan hacizde, haczedilen menkullerin müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek haciz kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, malların borçluya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, borçlunun borcun doğumundan sonra alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile iş yerini muvazaalı olarak davacı 3.kişiye devrettiğini ileri sürerek muvazaalı işlemin iptalini talep ederek karşılık dava açmıştır.
Mahkemece, borçlunun borcun doğumundan sonra takip tarihinden hemen önce işyerini davacı 3.kişiye devrettiği, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine; dava dışı borçlunun alacaklılarını zarara uğratmak maksadıyla işletmesini davacı 3.kişiye devrettiği ispatlanamadığından karşı davanın da reddine karar verilmiş;hüküm, davalı-karşı davacı (alacaklı) vekilince temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayanan istihkak davası ile alacaklının İİK.nun 97/17. maddesine dayalı karşılık tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası üzerine karşı dava olarak alacaklı İİK.nun 97/17 maddesine göre iptal davası açmıştır. Karşı dava olarak açılan bu iptal davaları aynı Kanunun 277. vd. Hükümlerine tabidir. Şu kadarki karşı dava halinde kat’i yada geçici aciz belgesinin varlığı onanmaz. Tasarrufun iptali davasında husumet bakımından aynı Kanunun 282. Maddesi hükmünce davanın “borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan…” kişiler aleyhine açılması zorunludur.
Somut olayda, borçlu ile hukuki muamelede bulunan davacı 3.kişi hasım gösterilmiş ise de bununla zorunlu dava arkadaşı olan borçlu hasım gösterilmemiştir. Kanuni hasım dava dışı bırakılarak davanın görülüp hükme bağlanması usul ve yasaya aykırı olmakla; karşılık dava bakımından borçluya dava dilekçesi tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılama yapılıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili yapılmadan davanın görülerek sonuçlandırılması bozmayı gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelemesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı K.davacı (alacaklı)’ya geri verilmesine 18.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.