YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8382
KARAR NO : 2010/2907
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2005/5710 Esas sayılı dosyasından, 23.06.2005 tarihinde yapılan haciz sırasında, davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, belirterek İİK’nun 99maddesi gereğince 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haciz adresinin 3.kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisi bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, fatura içeriğindeki malların ve davalı borçlunun haciz mahallinde bulunuşu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava alacaklının İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu seramik fayanslar 23.06.2005 tarihinde borçlunun takip ve takip dayanağı faturadaki adresinden farklı bir adreste ve davalı 3.kişi şirkete ait inşaat alanında ve temsilcisi huzurunda haczedilmiştir. İİK. nun 96/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davalı 3.kişi yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin, davacı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı alacaklı, hacizli malların kendileri tarafından borçluya satılan ve teslim edilen mallar olduğunu iddia etmiş ise de, taşınır mal mülkiyeti teslimle borçluya geçmiştir. Davalı borçlu da satın aldığı bu malları 3.kişiye satarak teslim etmiştir. MK’nun 763. Maddesi gereğince taşınır malı iyi niyetle ve malik olmak üzere devir alan kişi malın maliki olur. Davalı alacaklı, 3.kişinin kötü niyetini iddia ve ispat etmiş de değildir.
Bu durumda, dava konusu taşınır malı malik olmak niyeti ile teslim almış olan 3.kişi malın mülkiyetini kazanmıştır. Alacaklının bu malların satışından doğan alacağı şahsi nitelikte olup 3.kişiye karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, mülkiyet karinesinin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamayan davacı alacaklının davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle ve borçlu haciz mahallinde bulunmadığı halde bu konuda da yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.