YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8422
KARAR NO : 2009/8073
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ : Fatih Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında davalı … vekili, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı … tarafından diğer davalıya satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Temur vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan satışta bedeller arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, borçlu … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borçlu vekilinin temyizinin incelenmesinde; gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı … vekiline 09.07.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 27.07.2009 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece
bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davalı … vekilinin temyiz istemine gelince; dosya içeriğine, bozmaya uygun yargılama yapılmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine göre, yerinde olmayan davalı … Vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazların tasarruf tarihindeki değeri, alacak miktarından daha fazladır. Bu durumda karar ve ilam harcının alacak miktarı üzerinden belirlenmesi gerekirken taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz isteminin reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde alan “7.290,00” rakamlarının çıkarılarak yerine ”4.113,01” rakamlarının yazılmasına aynı bentte yer alan “6.871,00” rakamlarının çıkarılarak yerine “3.694,01” rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.871.51.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.