YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8474
KARAR NO : 2010/1393
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
MAHKEMESİ : … Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleten ve sürücüsü ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada müvekkillerinin desteği …’un öldüğünü ve bu nedenle zarar gördüklerini ileri sürerek, toplam 35.000,00 TL manevi ve ıslahla birlikte 35.368,92 TL maddi taminatın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, ödeme yaptıklarını ve istemin fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, kusuru kabul etmediklerini ve istemin fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların destekten yoksun kaldıkları ve davalıların sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 21.985,34 TL’nin eş … için, 5.044,88 TL’nin … için ve 8.338,70 TL’nin … için maddi tazminatların iki davalıdan ve 6.000,00 TL eş, 4.000.00’er TL de iki çocuk için manevi tazminatların ise davalı …’ndan temerrüt faizleriyle tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davalı sigorta bakımından da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğru değildir.
Bilirkişi raporunda hesaplanan tazminattan, önce davalı sigortaca yapılan ödeme mahsup edilmiş, sonra evlenme şansı indirimi ve en son kusur indirimi yapılmıştır. Oysa, öncelikle gerçek zararın belirlenmesi bağlamında, önce kusur indirimi yapılmalı, bundan sonra kalan miktardan evlenme şansı indirimi yapılmalı ve en son yapılan kısmi ödeme mahsup edilmelidir.
Bu itibarla, hatalı hesaplama yapılan rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.