YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8475
KARAR NO : 2010/2522
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Alanya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde işleten dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucunda müvekkillerinin destekleri olan küçük oğullarının öldüğünü, bu nedenle zarar gördüklerini ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 2.333,00 TL davacı … için ve 3.542,00 TL davacı … için maddi ve 15.000,00’er TL manevi tazminatın, davalı sigortanın poliçedeki limitle sınırlı sorumlu olmak üzere, temerrüt faizleriyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü vekili, kusurlu olmadığını ve istemin fazla olduğunu savunmuştur.
Davalı işleten vekili, aracı noter sözleşmesiyle sürücü diğer davalıya sattığını savunmuştur.
Davalı … vekili, kusur ve limite göre sorumlu olduklarını ve manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı annenin destekten yoksun kaldığı, ancak aracın noter sözleşmesi ile satıldığı için davalı …’nin sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle, davacı … için 3.027,89 TL ve davacı … için 3.542,18 TL maddi tazminatın davalı … limitle sınırlı sorumlu olmak üzere sigorta ve sürücüden, her iki davacı için 10.000.00’er TL manevi tazminatın ise davalı sürücüden temerrüt faizleriyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, işleten dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına göre, davalı sürücü vekilinin aşağıdaki 2 ve 3 numaralı, davalı … vekilinin 3 numaralı ve davacılar vekilinin 4 numaralı bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
BK.53.maddesinde; “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak; aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır.
Bu ilkeler ışığında, somut olayda mahkemece bir kusur incelemesi yapılmadan, dava konusu eylem hakkında açılan ceza davasındaki bilirkişi raporundaki kusur oranı esas alınarak belirlenen tazminata göre hüküm kurulmuş ise de, bu ceza dava dosyası henüz kesinleşmemiştir.
Diğer yandan, davaya konu eylem hakkında düzenlenen kaza tespit tutanağında, bir bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, davalıya 6/8 ve ölene 2/8 kusur verildiği halde, ceza mahkemesinde alınan raporda kusur 4/8’er olarak paylaştırılmış olup, mahkemece de bu çelişkiye ilişkin bir açıklama getirtilmemiştir.
O halde, mahkemece yapılalcak iş; ceza dosyası getirtildikten sonra … yada Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi kurulundan dosyadaki delil durumlarına göre raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için ayrıntılı, gerekçeli, denetime müsait kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusur bakımından eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Öte yandan, davacılar vekilince ıslah dilekçesi ile davacı … için 3.027,89 TL ve davacı … için 3.542,18 TL maddi tazminat istenildiği halde, kurulan hükümde davacı … için 3.027,89 TL ve davacı … için 3.542,18 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Buna göre HUMK’nın 74. maddesine aykırı olacak şekilde talep aşılmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Davacılar vekilinin temyizine gelince;
Dava dilekçesinde, davalı sigortadan manevi tazminat istenilmediği halde, bu istem reddedildiği gerekçesiyle, davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklan nedenlerle davalı sürücü vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sürücü ve sigorta vekillerinin ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.