YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8558
KARAR NO : 2010/2747
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili , müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı … plakalı aracın … idaresinde gerçekleşen trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek, 10.195,00 TL hasar tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 04.07.2006 tarihli kaza ile 10.04.2006 tarihinde sürücü belgesiz olarak olarak meydana gelen kazanın aynı kaza olduğunu, bununla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere, Yargıtay bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüyle, 7.395,00 TL’nin 22.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2.Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan davacı tarafından davadan önce yaptırılan ve davalı tarafından itiraz edilmiş olan delil tespiti dosyasındaki uzman olmayan kişilerden alınan hasar raporuna bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Dava konusu trafik kazasında hasar miktarının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Bu durumda uzman olmayan bilirkişilerden alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
O halde mahkemece, … Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya … Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı aracında meydana gerçek zarar miktarı yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.