YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8767
KARAR NO : 2010/1987
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
T.C.
YARGITAY
17.HUKUK DAİRESİ
Mahkemesi :Ankara Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucunda oluşan kazada müvekkilinin desteğinin öldüğünü, bu nedenle zarar gördüğünü ve daha önce açtıkları kısmi davanın da kabul edildiğini ileri sürerek, karşılanmayan 16,515 TL destek tazminatının temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalıya tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından ise davacının destekten yoksun kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15,515 TL’nin olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesindeki, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Türk Ceza Kanunu’nun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağına dair hükmü uyarınca, davalı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı hakkında ceza zamanaşımının uygulanması gerekli olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda meydana gelen kazada ölüm nedeniyle, eylem TCK’nın 455. maddesi kapsamında suç oluşturmaktadır. Nitekim davalı sürücü hakkında anılan maddeye göre ceza davası açılmış ve sanık olarak davalı mahkum olmuştur.
Bu durumda, kazanın 11.11.2003 tarihinde meydana gelmesi ve bu davanın 24.04.2007 tarihinde açılmış olması nedeniyle, zamanaşımı dolmadığı için davalı … bakımından da davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.