Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/877 E. 2009/8524 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/877
KARAR NO : 2009/8524
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

Davacı … ile davalılar …, …, …, …, …, … ve … aralarındaki dava hakkında İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.07.2007 gün ve 2005/113-2007/149 sayılı hüküm dairemizin 23.09.2008 gün ve 2008/1393-4225 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılar … ve …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığın; ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla …’in kendisine ait Beşiktaş ilçesinde bulunan 116 sayılı parsel üzerindeki 18 nolu meskeni davalılardan …’a sattığını, aynı ilçede bulunan 185 sayılı parsel üzerindeki 5 nolu meskeni …’a, …’in de kısa bir süre sonra davalılardan … ve …’a ½’şer paylı olarak sattığını, borçlu davalı …’in ise kendisine ait yine aynı ilçede kain 61 sayılı parsel üzerindeki 2 nolu meskeni davalılardan …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’in taşınmazın gerçek bedelini haricen ödediğinin anlaşılması ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması, davalılar … ve …’in taşınmazı iyi niyetle ve gerçek bedelini ödeyerek satın almaları nedeniyle …, …, … ve … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile davalı … ile … arasındaki satışa dair tasarrufun iptaline; ancak, … taşınmazı elinden çıkardığından satış bedeli olan 137.000.00.YTL ve
icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere nakden tazmin ile yükümlü tutulmasına, davalı … ile … arasındaki tasarrufun iptaline; ancak, … taşınmazı elden çıkardığından taşınmazın elden çıkarma tarihindeki gerçek değeri olan 356.000.00 YTL ve icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere nakden tazmin ile yükümlü tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan … ile …’ın temyizi üzerine Dairenin 23.09.2008 gün ve 2008/1393-4225 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanmış, bu kez davalılardan … vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 278/2 maddesi ivazlar arasında fahiş fark bulunması, 280. maddesi uyarınca borçlu ile hukuki işlemde bulunan davalı 3. kişinin borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilmesi halinde yapılan tasarrufun iptal edileceği hükmünü öngörülmüştür. İİK.nun 283/2 maddesinde ise borçlunun lehine tasarruf yaptığı 3. kişinin iktisap ettiği mal veya hakkı başka bir kişiye devretmişse ve bu 4. kişinin iyi niyetli olması halinde mahkeme 3.kişiyi davacının alacağından fazla olmamak üzere elinden çıkardığı, malın elden çıkarma tarihindeki değeri oranında tazminata mahkum olacağı hükme bağlanmıştır.Somut olayda ivazlar arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunması ve davalı …’in borçlu davalı …’ın mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’ın diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, tasarrufa konu 30 ada 116 sayılı parsel üzerindeki 18 nolu bağımsız bölüm üzerindeki hacizle birlikte 80.000.000.000 TL. bedelle borçlu davalı … tarafından davalılardan …’a satılmış, bu taşınmaz daha sonra dava dışı kişiler tarafından satış sırasında üzerinde bulunan haciz nedeniyle 3. Kişi İbrahim’in iradesi dışında cebri icra yolu ile 137.500.00.TL bedelle…’a satılmış ve bu satış bedeli borçlu davalının alacaklısı olan kişiye verilmiştir. Bu durumda, taşınmaz borçlu davalı …’in borcu nedeniyle cebri icra yolu ile satılmış olduğundan, satış bedelinden …’ın mamelekine giren veya mamelekinde kalan bedel olup olmadığının araştırılarak varsa bu bedel kadar sorumlu tutulması gerekirken, satış bedelinin tamamının davalı …’in mal varlığında kalmış gibi bu bedel üzedinden davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 23.09.2008 tarih 2008/1393 Esas – 2008/4225 Karar sayılı onama ilamının (2) bendinin davalı …’a ilişkin kısmının kaldırılarak mahkemenin 17.7.2007 tarih 2005/113 Esas 2007/149 Karar sayılı hükmünün davalı … lehine BOZULMASINA, temyiz peşin harcı ile karar düzeltme harcının davalı …’a geri verilmesine 17.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.