Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/881 E. 2009/8453 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/881
KARAR NO : 2009/8453
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti ortağı olan davalı borçlu …’in amme alacağın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla Adana, Yüreğir … Beldesi, 150 parselde kayıtlı taşınmazının 1/2 hissesini 26.9.2002 tarihinde, 509 parsel de kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesini de 22.8.2002 tarihinde davalı borçlu şirketin avukatı olan davalı …’ya, …’in de 509 parselin tamamını 26.9.2002, 150 parselin tamamını 15.4.2003 tarihinde davalı …zirai İlaç Tohum Gübre Zir ve Petrol ür. Tic. Ltd. Şti.’ne, şirketin de bu taşınmazları 18.12.2003 tarihinde davalı …’a sattığını, borçlu şirket yetkisi davalı …’ın da…, … köyü, 7109 Ada, 16 parselde kayıtlı dubleks meskeni 26.5.2003 tarihinde davalı …’a, …’ın 4.1.2006 tarihinde davalı …’e, …’in 1.2.2006 tarihinde davalı …’e, …’in de 19.9.2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek, tasarrufların iptali dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilin borcu karşılamaya yetecek kadar davacı tarafından haciz konulan taşınır ve taşınmaz malları olduğunu, taşınmazın rayiç değerle satıldığını, satış tarihi ile ödeme müddetinin başladığı tarih arasında 2 yıllık sürenin geçmiş olduğu vergi alacağının açılan iptal davaları nedeniyle kesinleşmediğini, müvekkilinin mali konularda imza yetkisinin sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davalı … tarafından 3.1.2001 tarihinde müvekkiline avukat olarak verilen vekaletname gereğince Vergi Dairesinde işlem yapılmadığını borcu 28.3.2006 tarihinde öğrendiğini, borçlu şirket yönünden borcun 21.4.2003 tarihinde ortağı … yönünden ise 12.10.2006 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazların … ve kardeşi …’in borcuna mahsuben satın alındığını, dava açma için hakdüşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …Ltd. Şti vekili dava konusu taşınmazların iyiniyetle alındığını, bataklık ve okaliptus ormanı olan taşınmazların imar ihya ile tarla vasfına getirildiğini, davanın süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davaların taraflarına göre ayrılması gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli dördüncü malik olduğunu, aynı bölgede başka taşınmazları da olduğu için satın aldığını, bahçe haline dönüştürdüğünü ve fiilen kullandığını borçlu ile yakınlığı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … dava konusu dubleks meskeni iyiniyetli 5 malik olarak 100.000.00.-YTL banka kredisi kullanarak aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu ile … arasındaki 150 ve 509 parselle ilgili tasarrufların borca mahsuben devredildiği ve gerçek bir devir olduğu, … ile … Ltd. Şti arasındaki devir yönünden ise ilk işlemin geçerli olması nedeniyle ikinci satışında gerçek ve devir olduğu, davalı …’a devrin ise iptale ve tazminata konu teşkil etmeyeceğinden, taraflar arasında herhangi bir akrabalık ve olayı bilebilecek durumda olmamaları nedeniyle dava konusu 150 ve 509 parsel yönünden davanın reddine, dava konusu 7109 Ada, 16 parsel yönünden davalı …’ın taşınmazı bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeriyle davalı …’a sattığı, …’ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı, ve satışın gerçek satış olduğu, davalı … yönünden iptal ve tazminat koşullarının oluşmadığı, davalı borçlu … adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin belirlenen değerlerinin kesinleşmiş vergi borcunu karşılamaya yeterli olduğu, borçlular yönünden aciz halinin mevcut olmadığı, borçlu şirket ve şirket ortağı … ile taşınmazı devralan …, …, … ve … yönünden şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATÜHK’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu…, … köyü, 7109 Ada, 16 parselde kayıtlı dubleks meskenle ilgili olarak açılan tasarrufun iptali davasında iptal koşullarının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bu parsele yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2- 6183 sayılı Yasanın 30.maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda davalı … …Tarım Ürünleri Ltd. Şti.’nin 1999-2006 yılları arasındaki vergi borcu nedeniyle ortak sıfatıyla sorumlu olup hakkındaki takip kesinleşmiştir. Dava konusu 150 parselin 1/2 hissesini 26.9.2002, 509 parselin 1/2 hissesini de 22.8.2002 tarihinde borçlarına karşılık davalı …’ya satmıştır. Davalı … 3.1.2001 tarihli vekaletname ile borçlu …’in, 3.4.2001 tarihli vekaletname ile de …Ltd. Şti.’nin vekilliğini üstlenmiş, borçlu … adına gönderilen ödeme emrini 28.3.2006 tarihinde bizzat … tebliğ almıştır. Yine borçlu … ile davalı … arasında 2001/17599 Esas sayılı takip dosyası içeriğinden anlaşıldığı üzere alacak-borç ilişkisi vardır. Mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı …’nın borçlu …’in durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu dolayısıyla lehine yapılan tasarrufun tasarruf tarihine kadar olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak 6183 sayılı Yasanın 30.maddesine göre iptaline, yine … ile …Ltd. Şti., şirket ile davalı … arasındaki tasarruflarında aynı madde kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin dava konusu 7109 Ada, 16 parselle ilgili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu parsel yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.