Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8858 E. 2009/8202 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8858
KARAR NO : 2009/8202
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisine ait taşınmazı davalı …’a sattığını, onun da diğer davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ivazlar arasında aşırı fark bulunmasından dolayı 3. kişi …’un kötüniyetli olduğunun kabul edildiği, taşınmazların kısa süre içinde diğer davalı …’e devredilmesinin de davalıların kötüniyetini gösterdiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Somut olayda eldeki iş bu dava aynı mahkemenin 1997/811 esas sayılı dava dosyasından 06.06.2006 tarihinde tefrik edilmiş ve yeni bir esas numarasına kayıt edilmiştir. Ancak dava dosyası yeni bir esas numarasına kaydedildikten sonra davalı … ve …’e duruşma günü bildirilmeden yokluklarında yargılama devam ettirilip sonuçlandırılmıştır. Böylece HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalıların savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalılara duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.