Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/8877 E. 2010/3728 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8877
KARAR NO : 2010/3728
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün … sayılı takip dosyasında, 19.1.2008 tarihinde müvekkilinin evinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile müvekkilinin 23.5.2007 tarihinde boşandıklarını ileri sürerek haczin kaldırılmasını ve tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davacı ile borçlunun aynı evde yaşadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haczedilen menkullerin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi ile borçlu her nekadar 24.5.2007 tarihinde kesinleşen … Aile Hukuk Mahkemesinin 23.5.2007 gün ve 2007/345-333 sayılı ilamı ile boşanmış ise de haciz yapılan adreste birlikte yaşadıkları, istihkak iddiasının danışıklı olduğu, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan borçluya ait bir çok belge ve takip dosyasından anlaşılmaktadır.
Dosya arasında bulunan anılan mahkeme ilamından davacı eşin davalı kocası borçlu hakkında 23.5.2007 tarihinde boşanma davası açtığı, davalı tarafın davayı kabul ettiği ve davanın aynı gün mahkemece boşanmalarına karar verildiği ve kararın yine bir gün sonra her iki tarafça temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakta olup boşanmanın anlaşmalı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan haciz mahallinde borçluya ait beynelmilel şoförlük ehliyeti ile birlikte, haciz yapılan eve ilişkin borçlu adına düzenlenmiş sızıntı-tıkanıklık raporu, haşere kontrol raporu ve faturalar bulunmuştur. O halde haczedilen mahcuzların borçluya ait olduğunun kabulü gerekir. Davacı İİK.nun 97/a. maddesindeki yasal karinenin aksini kuvvetli ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.