Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9034 E. 2009/8522 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9034
KARAR NO : 2009/8522
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’un müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmaz payını diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, dava açma koşullarının oluşmadığını, gerçek bedeli ödediğini, satış işleminde muvazaa bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 1/2 payının satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden geçersiz sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, borcun dayanağı olan senedin tanzim tarihinin tasarruf tarihinden önce olmasına, tasarrufa konu taşınmazın tapudaki satış bedeli 30.000.00 YTL olarak gösterilmesine karşın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 135.000.00 YTL. olduğunun bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmasına, İİK’nun 278/2. fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesi önem arzetmemesine, öte yandan 3.kişi olan …’ın taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına, her ne kadar davacı tarafından alınan aciz belgesi iptal edilmiş ise de borçlu davalının adresinde yapılan ve İİK.nun 105. maddesine uygun olarak tutulan haciz tutanaklarının iptal edilmemiş olmasına, borçluya ait olan taşınmazların üzerinde çok sayıda ipotek ve haciz bulunmasına, ayrıca bu taşınmazlarla ilgili olarak başka takip dosyalarında alınan kıymet takdirine ilişkin bilirkişi raporlarından bu taşınmazların davacının alacağını karşılayamayacağının anlaşılmasına, böylece borçlu davalının aciz halde olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 7.179.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.