YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9087
KARAR NO : 2010/2050
KARAR TARİHİ : 09.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı araca davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın çarpması nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, temerrüde düşmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline, takibin devamına,icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Davalı davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1.maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır.Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle
bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Mahkemece, icra takibi yapılmadan önce davalı … şirketine başvuru yapılmış ise başvuru tarihi tespit edilerek sonucuna göre davalı yönünden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davalı … kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davalı şirkete sigortalı araç ticari araç değildir, buna göre yasal faize hükmedilmesi gerekirken, takip talebindeki talebin aynen kabulü ile tazminata avans faizi uygulanması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 9.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.