Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9141 E. 2010/2284 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9141
KARAR NO : 2010/2284
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkili şirket kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü ve perttotal kabul edilerek sigortalı davalıya 17.000,00 TL ödeme yapıldığını, araç hurdasının müvekkili şirket tarafından çıkarılan ihale ile 12.400 TL satışının yapıldığını ancak devrinin araç kaydı üzerinde bulunan takyidatlar nedeniyle verilemediğini, sigortalının takyidatları kaldırmadığını belirterek 12.400 TL hurda bedeli ile 3.191 TL masrafın 13.6.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre davacı şirketin aracın satışından önce mülkiyeti ile ilgili ihtilafların ya araç pert edilerek kaydı düşülmesi ya da kaydın düşürülmesi için araç sahibine ihtarname çekilerek mülkiyet ile ilgili problem çözüldükten sonra ihale yapması gerektiği davalını kusurunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kasko Sigortası Poliçe Genel Şartlarının 3.3.1.2.1.maddesi hükmü uyarınca, “onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır.
Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, sigorta şirketi
meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı tarafından aracı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Davacı kasko sigorta şirketi, davalıya ait aracın bedelini 16.11.2006 tarihinde ödemiş araç sigorta şirketinde kalmıştır. Davalı sigortalı sigorta şirketine verdiği 6.11.2006 tarihli taahhütname ile araç üzerinde haciz tedbir ve sair takyidatlar olmadığına ilişkin yazının alındığı tarihten aracın mülkiyetinin devrine kadar geçen sürede veya öncesinde araç üzerine konulacak haciz, tedbir ve takyidatlarla ilgili sorumluluğun sigortalıya ait olduğu ve bunların kaldırılmasını sağlayacağını taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Davalı araç hurdasının sigortalı tarafından satılmasından sonra araç kaydı üzerinde bulunan hacizler nedeniyle devrinin yapılmadığını belirttiğine göre davalının araç üzerinde bulunan takyidatları kaldırılarak aracın devri sağlaması gerekirken bu hususlar davalı tarafından yerine getirilmediğinden aracın sovtaj bedelinin hesaplanarak davalıdan tahsili gerekir. Bu durumda mahkemece, aracın sovtaj bedelinin satışına ilişkin ihale belgeleri getirilerek, araçta meydana gelen hasar, fotoğraflar değerlendirilerek aracın sovtaj satış bedelinin belirlenmesi için konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak, ayrıca davacı tarafından talep edilen 3.191 TL masrafın ne için yapıldığı ve davalı sigortalının sorumlu olup olmadığı hususları da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.