Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9193 E. 2010/1978 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9193
KARAR NO : 2010/1978
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait yabancı plakalı araç ile davalıların malik, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçların karıştığı trafik kazasında, davacı aracının hasara uğradığını belirterek, 5.705.10 Euro hasar bedelinin davalılardan aynen tahsiline, mümkün olmadığı taktirde fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden Hesaplanacak TL karşılığı olarak tahsiline, kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … Yapı Ltd.Şti. ve … vekili cevap dilekçesinde, kusura, tazminat miktarına ve faiz oranına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … , duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … şirketleri vekilleri cevap dilekçesinde, gerçek zarar miktarından, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve 2.750.00 TL poliçe limitinden sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini ve yasal faiz istenebileceğini savunmuştur.
Mahkemece, Daire’nin 16.07.2007 tarih, 2007/2727-2508 Esas ve Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile,
4.278.82 Euro’nun 10.07.2003 kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankasının Euro ile açımlaş bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 388/son maddesinde “hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” 389.maddesinde ise, “verilen karar ile iki tarafa tahmin ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mücip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, alacağını “davalılardan” tahsiline talep ettiği halde, hükümde sadece “davalıdan” tahsiline karar verilmiştir. Hüküm fıkrasında davalılara yükletilecek sorumluluklar açıkca belirtilmediğinden hükmün tüm davalılar yararına usul yönünden bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de;
A)Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerinin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
B)Hükme esas alınan 06.03.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazaya karışan … plakalı araç sürücüsü …’ın kusurunun bulunmadığı belirlendiğine göre, davalılar … Yapı Ltd. Şti., … ve … Sigorta A.Ş. aleyhindeki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
c)Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
B.K.’nun 83/son maddesi, sözleşmeden veya sözleşme dışı bir nedenden kaynaklanmış olmasına göre, bir ayrım yapmaksızın, vadesinde ödenmeyen yabancı para borcunun, vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının istenebileceği hükmünü taşımaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, hasar bedelinin Euro olarak aynen tahsilini, mümkün olmaz ise, fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden, kaza tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işlemiş faiziyle birlikte, TL karşılığının ödenmesini istemiştir.
O halde mahkemece, olay günündeki Euro üzerinden hesaplanan davacı zararının ve 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faizi toplamının fiili ödeme tarihinde TC Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
D)Davalı …Ş., davalı … ’in malik ve sürücüsü olduğu … plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, kaza tarihindeki poliçe limiti araç başına 2.750.00 TL’dır. Mahkemece, poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, tamamından sorumlu tutulması isabetli değildir.
E)2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar. Somut olayda, dosya kapsamından davalı …Ş.’ne bu yönde bir müracaat olup olmadığı belli değildir. O halde mahkemece, davacı vekilinden usulüne uygun olarak başvurusu olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgesi istenip, ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten itibaren davalı … şirketinin faizden sorumlu tutulması, başvuru yoksa en erken dava tarihinde temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kaza tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, tüm davalılar yararına usul yönünden bozulmasına ; (2-A) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2-B) … Yapı Ltd. Şti. ve …, … Sigorta A.Ş. yararına, (2-C) nolu bendtde açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … Sigorta A.Ş. yararına, (2-D) ve (2-E) nolu bentlerde
açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … , … Yapı Ltd. Şti. ve …, … Sigorta A.Ş.,Başak Sigorta …ye geri verilmesine 8.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.