Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9373 E. 2010/357 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9373
KARAR NO : 2010/357
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazı diğer davalı ve kızkardeşinin kocası …’e devrine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takip konusu alacağın doğum tarihinin tasarruftan sonra olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket … Dayanıklı Tüketim Malları Tic. Ltd.Şti. ile dava dışı … Dekorasyon İnşaat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında gerçekleşen ticari ilişkiden dolayı davacı Şirket alacağının bir kısmının davalı … tarafından 28/11/2006 tarihli protokol ile üstlenildiği dosyaya sunulan sözleşmeden anlaşılmaktadır. Sözleşmede ödenmemiş olan çeklerin 30/08/2006 tarihinden başladığı da yazılıdır. Davalı …’in dava dışı … Dekorasyon İnşaat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin 1/2 hissesine sahip olduğu dosyaya mübrez Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde açıkça görülmektedir. Davalı …’in 1/2 paya sahip olduğu Şirket borçlarından haberdar olmadığı söylenemez. Bu durumda davacının alacağının dava konusu tasarrufun yapıldığı tarihten daha önce doğduğu tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilip taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Kabule göre de tasarrufun iptali davalarında ön şart olan borcun tasarruftan önce doğmuş olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi halinde Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinin ortak red nedeni söz konusu olduğundan tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve maktu şekilde takdir edilmesi gerekirken her iki davalı vekili için de ayrı ayrı ve nisbi olarak vekalet ücreti takdiri de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi