Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9524 E. 2010/1807 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9524
KARAR NO : 2010/1807
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar …, …, …, … vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalılardan … ve … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.3.2010 Salı günü davacı … Aletler San.Tic.AŞ vekili Avukat … ile davalılar … ve … vekili Avukat … geldiler. Davalılar … ve … (… Ltd. Şti. Yetkilisi) ve davalılar … Day. Tük. Orm. Ürün. İnş. Nak. Tur. Teks. ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti., … ve … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalılar … ve … vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan Kazım ve … ile … Dayanıklı Tük. Orm. Ür. İnş. Nak. Tur. Teks. Ve İhr. San. Tic. Ltd. Şti. nin müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak …’un kendisine ait taşınmazı davalılardan …’e sattığını, davalı …’un ise kendisine ait taşınmazı davalılardan …’a, onunda diğer davalılar … ve …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan …, … … ve … yetki itirazında bulunmuşlar ve ayrıca kötü niyetli olmadıklarını savunarak davanın reddini istemişler, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazların kısa aralıklarla ve düşük bedellerle satılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan …,… ve … ile dava dışı … Ltd. Şti. (…) vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı …’in 154 sayılı parseli satın aldığı … ile daha önceden ticari ilişkisinin bulunması nedeniyle borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olmasına ve taşınmazın düşük bedelle satılmasına göre davalılardan … vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddine
2)Davalılardan …, … ve …’ın temyiz itirazlarına gelince; Davalılardan … vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinin başlığında dava dışı … Ltd. Şti. temyiz eden olarak gösterilmiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçildi. Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda iptal kararı verilebilmesi için aynı yasanın 278, 279 ve 280 maddelerinde yazılı olan koşulların oluşması gerekir. Yine bu tür davalar aynı yasanın 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan bu hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişilerde davalı olarak gösterilebilir. Üçüncü kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve dördüncü kişinin iyi niyetli olması halinde aynı yasanın 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişi malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında sorumlu tutulur. Somut olayda davalılardan … ve … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler değil, satışlarının iptali istenilen taşınmazı üçüncü kişi olan davalı …’dan
satın alan dördüncü kişi durumundadırlar. Bu davalılar hakkındaki davanın kabul edilebilmesi , dolayısıyla onların taraf olduğu tasarrufun iptali ancak kötü niyetli olduklarının kanıtlanması durumunda mümkündür. Dördüncü kişiler yönünden bedel farkı ve yakın tarihlerdeki satış başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal nedeni sayılamaz. Tasarrufa konu edilen 579 sayılı parselin tapudaki satış bedeli, üzerindeki toplam 1.750.000.00 TL. tutarındaki ipoteklerle birlikte toplam 34.000.00 TL. olarak gösterilmesine karşın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 552.432.96 YTL. olduğunun bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmıştır. Böylece ipotekler dahil edildiğinde taşınmazın dört misline yakın bir bedelle satın alınmış olması, ipotek bedelleri dahil edilmediğinde ise taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında yaklaşık 16 misli bir fark bulunması hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalı borçlu ile davalı … arasındaki tasarrufun gerek İİK’nun 278/2, gerekse aynı yasanın 280. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekir.Ancak dördüncü kişi konumunda olan davalılar … ve …’ın kötü niyetli olduklarına ilişkin dosyada yeterli kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda davalılardan … ve …’ın kötü niyetli oldukları kanıtlanamadığından haklarındaki davanın reddine, İİK.nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak davalı …’ın taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalılardan … ve … hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de borçlu davalılardan … sadece Şişli 3. icra müdürlüğünün 2007/10316 sayılı icra takip dosyasındaki alacak nedeniyle borçlu olduğu halde 579 sayılı parsel ile ilgili tasarrufun taraflarının her iki takip dosyasındaki borçtan sorumlu tutulmuş olmaları da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’in temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 154 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA, Davalılar …, … ve … temyiz itirazlarının kabulü ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 579 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, 750,00 TL veka-
let ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı …’a vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 2.033,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, 67,20 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden …, … ve …’a geri verilmesine 2.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.