Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/9643 E. 2010/2558 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9643
KARAR NO : 2010/2558
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı …’ın yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 1.476 TL maddi ile 15.000 TL manevi ve davacı eşi için de 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı … şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacılara 5.237 TL ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, kusur oranını kabul etmediklerini,talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı … şirketi hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabul ile, davacı … için 1.476 TL maddi, 2.000 TL manevi, … için 500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ve …’ten tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı … ile … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HUMK’nun 388 maddesi uyarınca mahkeme kararında, İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Hüküm fıkrasında davalı … şirketi hakkındaki davanın red edildiği belirtilmiş ise de, kararda bu reddin gerekçesinin gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili tarafından davacı … için 15.000 TL ve davacı eşi için de 5.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır.
Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacı …’daki yaralanmanın derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Bu nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı … ile … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ile … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı … ile …’a geri verilmesine 22.3.2010 günü oybirliği ile karar verildi.